26 Eylül 2017 Salı

Bulantı

Novada parkın ön bölümündeki yeşillikte oturuyorum. Yalnızlık çekiyorum desek daha doğru olur. Benim dışımda herkesin yanında birileri var. Bir genç kız hariç. Oturmuş uzun uzun önüne bakıyor, düşünüyor. Saçlarıyla oynuyor. Nadiren benim tarafa baktığı da oluyor. Üzerinde kot gömlek ve siyah pantolon var. Birşeyler düşündüğü kesin ama ne? Hayatın başlangıcındaki bu güzel Genç beynin içinde neler dönüyor? Burada Telefonla oynamayan tek kişi olduğu için dikkatimi çekti. Bu dikkat çekiş, telefonumu çıkarıp onun hakkında birşeyler yazmama neden oldu. Yoksa geriye doğru yaslanıp iki elinden destek alarak insanları izleme huyumdan vazgeçmeyecektim. Ama şu anı yazmak, yazıya dökmek önemli. Elleriyle dizlerini ovuşturduğu oluyor. Bu vucüt dilinde; "hayatında birşeylerin yolunda gitmediğini ve bunu düşündüğünü" gösteriyor. Belki o yaşta çağın en büyük sorunu olarak görülen sevgiliden ayrılma acısına kapılmıştır. Bir zamanlar yaşım gereği benimde içinde bulunduğum yanılgıların aynısını yaşıyordur. Ah.. hayat. Gereksiz acılarla vakit kaybedilen zaman dilimi...Yaşadığı çağın ilerisinde olan düşünce yapısına sahip insanlar dahi oluyor...


Şilveyle konuşan tatsız, can sıkıcı muhabbetlere maruz kalıyorum. Bir kaç genç oğlan hiç de komik olmayan ama hepsinin çok güldüğü bir takım konular hakkında konuşuyor. Kızlar kıkırdamaları eşliğinde değişik açılardan fotoğraflar çekiyor. Ben bunalıyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Artık yaşamlarının ileriki dönemlerinde geriye dönüp bakanları küçümsemek yerine, onları anlamaya başlıyordu. Kendisi de bunu yavaş yavaş ya...