Bırak kalsın masada ekmek
Testide su
Ayna puslu, pencere camı kirli
Bırak kalsın saçların dağınık,
Gözlerin uykulu.
Saksıdaki çiçek susuz, kedi
Yalını bekler bir köşede
Bırak kalsın meyve ağaçta,
Kırlangıç havada
Dama düşen ince yaz yağmuru...
Yoruldun artık, bütün gün
Didinip durdun
Toprak bile, gök bile, deniz bile
Bir yerde yorulur
Bırak kalsın süpürge duvarda,
Sabun kovada
Anne gel yanıma otur...
Ahmet Erhan
21.07.2019/ bir yaz gecesi
Annem biraz önce konuştu. Sırtım ona dönük haldeyken kısa kısa nutuklar çekti. Neden senelerdir konuşmadığımı, içime kapanık yaşadığımı sordu. Yapımla alakalı olduğunu söyleyip geçiştirdim. Yaşama sevincimi kaybettiğimi ya da varlığın anlamını bulamadığımı, kendimi hiçbir yere ait hissetmediğimi ve hiç gitmediğim yerleri özlediğimi söyleyemedim. Her zamanki gibi sustum. Derin suskunluklara gömüldüm. kendimi bir sanat filminin içindeymiş gibi hissetim. Renksiz, müziksiz, kasvetli bir yaşamın ortasında susarak avaz avaz bağırdığımı hissettim.
Kafkanın dediği gibi "yüzerek bu yaşamın dışına çıkmayı yeğlerdim..." bir trajedi doğurmuşsun anneciğim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder